PAYLASIM BLOGU %title%
Paylaşım Blogu
SON YAZILAR
ANA MENÜ
İstatistik
ARKADAŞLARIM

Eylül 22, 2008

>> KPSS heyecanı bugün !

KPSS heyecanı bugün !ORTAÖĞRETİM ve önlisans mezunların katılacağı KPSS bugün 81 ilde yapılıyor.

KPSS sınavı heyecanı başladı
Ortaöğretim ve önlisans mezunların katılacağı KPSS bugün 81 ilde yapılıyor. İki ayrı oturumda yapılacak sınava ortaöğretim düzeyindekiler 09.30'da, önlisans düzeyindekiler ise 14.30'da başlayacak. Sınav süresi 150 dakika olacak. Ortaöğretim mezunları için olan oturuma 1 milyon 483 bin 765 kişi, önlisans mezunlarının katılacağı oturuma 373 bin 923 kişi katılacak. Sınav süresi 150 dakika olacak.

5 YILDA 7 MİLYON
Adayların yanlarında giriş belgesi, nüfus cüzdanı ve bir fotoğraf getirmeleri gerekirken, cep telefonu olan adaylar binalara alınmayacak. Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ise KPSS’ye 5 yılda 7 milyon kişinin başvurduğunu açıkladı. 2008 yılında bu rakam 2 milyon 508 bin 379 oldu.

Deprem tadilatı nedeniyle kapalıyız
BUGÜN yapılacak KPSS öncesi çarpıcı ihmal. Devlet memuru olabilmek için bir yıldır sınava hazırlanan Aytaç Duran’a (33) ÖSYM’den gelen belgede Bayrampaşa’daki Osmangazi İlköğretim Okulu’nda sınava gireceği bildirildi. Duran, sınav yerini görmek isteyince ilginç bir durumla karşılaştı. Çünkü deprem güçlendirilmesi amacıyla tadilata alınan okul ağustos ayından bu yana kapalıydı.

ADAYLAR NE YAPACAK
Silivri’de bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söyleyen Aytaç Duran, “ÖSYM ne yapmaya çalışıyor. Geleceğimle oynuyor” diyerek isyan etti. ÖSYM’ye durumunu bildirdiğini söyleyen Duran şöyle konuştu: ‘Sınav giriş kartında bildirilen okulda tadilat var’ dedik. “Aaa ! Evet okulda tadilat varmış’ dediler. Ama bana yeni bir sınava giriş kartı göndermek yerine, eski giriş kartımı Üsküdar’daki ofislerinde değiştirmemi istediler. Çalışıyorum, işimden izin alıp Üsküdar’a gitmem mümkün değil. Hem kendileri hata yapıyor hem de faturayı bize çıkarıyorlar. Bugün sınav var ama ÖSYM lütfedip yeni sınav yerimi bildirmedi.” Bir yıllık çabasının heba olduğunu belirten Duran “Benim gibi birçok kişi tadilattaki okula gidip,

STV

Eylül 20, 2008

>> AKDENİZ İKLİMİ

AKDENİZ İKLİMİ:
1-Suptropikal kuşakta 30-40paralelleri arasında kıtaların batı kıyılarında görülür. Kıta içlerinde kaybolur bir kuşak oluşumu yoktur.

2-Akdeniz havzası çevresi ( Akdeniz havzasında olmalarına rağmen Mısır ve Libya da Akdeniz iklimi görülmez. Bunun sebebi yüzey şekillerinin çok düz olması ve dolayısıyla alçalıcı hava hareketlerinin kıyıya kadar etkisini hissettirmesidir).

3-Kuzey Amerika’ da Kaliforniya çevresi
Güney Amerika’da orta Şili (Santiago)
Afrika’nın güneybatısı ( Cap bölgesi)
Avustralya’nın güneybatısı

4-Yazlar sıcak ve kurak , kışlar ılık ve yağışlıdır.
Ortalama sıcaklık 18-20ºC kadardır.

5-Yıllık yağış miktarı 500-1000 mm arasındadır.

6-Yağış rejimi düzensizdir. Kışlar yağışlı (Cephesel yağışlar), yazlar ise kuraktır.

7-Yaz kuraklığının sebebi Yüksek basınç alanından kaynaklanan alçalıcı hava hareketidir.

8-Kış sıcaklığı nadiren 0ºC’nin altına düşer.

9-Bitki örtüsü, Maki adı verilen kısa boylu bodur çalılardır. Meşe, Koca yemiş, Defne, Mersin , Kekik, Zeytin, Zakkum, Keçi boynuzu,..


10-400-500 metreden sonra ormanlar yer alır.
11-Toprağı ise kırmızı renkli Terra-Rossa dır.

Eylül 20, 2008

>> DÜNYA ÜZERİNDE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ

DÜNYA ÜZERİNDE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ VE ÖZELLİKLERİ

*DÜNYA ÜZERİNDE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ TEK BİR SAYFADA

*EKVATORAL İKLİM

*YAZ YAĞIŞLI TROPİKAL SAVAN İKLİMİ

*MUSON İKLİMİ

*STEP İKLİMİ

*ÇÖL İKLİMİ

*OKYANUSAL İKLİM

*ORTA KUŞAK KARASAL İKLİM

*TUNDRA İKLİMİ

*KUTUP İKLİMİ

*AKDENİZ İKLİMİ

MEHMET ZOR HOCAMIZIN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU DÜNYADA GÖRÜLEN İKLİMLER DERS NOTU ÇOK BAŞARILI BİR ÇALIŞMA

Eylül 19, 2008

>> Meslek Seçimi

Bir Gencin Meslek Seçimini Etkileyen Faktörler…

Meslek; “Bir kişinin hayatını kazanmak, geçimini sağlanmak için yaptığı iş” olarak tanımlanıyorsa da, sadece para kazanmak için yapılan devamlı bir iş değildir! Meslek, “Belli bir formasyonu gerektiren, bilgi, beceri, ustalık, sevgi ve ilgi isteyen sürekli (hayat boyu) bir iştir!”

Meslek seçimi, bireyin yaşamında çok önemli bir olaydır. Meslek seçerken bir birey, kendine belli bir çalışma ortamı, belli bir bir yaşam biçimi seçmiş olur. Seçtiği bu yolda da başarısıyla kendini kanıtlamaya çalışır. Birey; yetenek, ilgi ve istekleri doğrultusunda meslek seçtiği oranda başarılı, verimli ve mutlu olur. Özelliklerini göz önünde tutmadan rastgele seçim yaptığında başarısız, verimsiz ve mutsuz olur. Bu nedenle birey, meslek seçerken, kendi özelliklerinle seçeceği mesleğin nitelikleri arasında uygunluk olmasına dikkat etmelidir.

Araştırmalara göre, yetenek, beceri, ilgi ve ideallerine uygun meslek seçmiş olanların sayısı az, iş veya mesleğinden şikayet edenlerin sayısı çoktur. Her işte en yetenekli elemanları tercih edilmesi, bazı alanlarda meslek eğitiminin zorunlu olması, çoğunlukla meslek eğitiminin uzun, zahmetli ve masraflı olması, üniversiteye girmeyi başaran her gencin istediği dalda öğrenim görememesi, gencin arzu ettiği mesleği seçmesini engellemektedir. Buna karşılık rastlantılar, aile yapısı, ekonomik olaylar, çevre koşulları, bireysel özellikler, puan durumu vb. gencin meslek seçimini belirlemektedir.

  • Meslek Seçiminde Rastlantıların Rolü:

İnsan yaşamının birçok alanında olduğu gibi, meslek seçiminde de rastlantıların payı büyüktür. Başarısızlık, aile baskısı, parasal zorluklar vb. gibi nedenlerle okulu terkedip, iş hayatına atılanların, kendilerine ilk önerilen veya karşılarına çıkan işi kabul edip, bir işe girişlerinde rastlantıların etkili olduğu görülür.

İlgilerin çok sık değiştiği, yeteneklerin tam olarak ifade edilemediği, kararsızlıkların yoğun olduğu ergenlik döneminde de rastlantıların rolü inkar edilemez. Gençlerin büyük bir kısmı, ya kendi özelliklerinden emin olmadığından, ya meslekleri iyi tanımadığından, veya her iki alanda yeterli bilgiye sahip olmadığından, meslek seçiminde bir şaşkınlık, bir bocalama devresi geçirir.

Rastlantıların, başarıdaki payının düşük olduğu gerçeği de asla gözardı edilmemelidir!

  • Meslek Seçiminde Ailenin Rolü:

Gencin meslek seçiminde ailenin çok büyük etkisi vardır.

Ailenin ekonomik düzeyi ile kültür düzeyinin, gencin meslek seçimini olumlu veya olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Araştırmalar göstermiştir ki, ekonomik ve kültürel düzeyi yüksek olan ailelerde gençler, yetenek ve ilgileri doğrultusunda destek görmektedirler. Ekonomik ve kültürel olanakları elverişsiz olan ailelerde gençler, kısa zamanda büyük kazanç getirecek veya itibar sağlıyacak, moda mesleklere yönlendirilmektedir.

Aile baskısının egemen olduğu hallerde ve mesleğin babadan oğula geçmesi şeklindeki geleneğin sürdürüldüğü ailelerde, gence, baba mesleğini sürdürmesi için baskı yapıldığı görülmektedir. Koşullandırma veya baskı yoluyla eğitilen bir gencin, ya baba mesleğine yöneldiği veya ailesine başkaldırarak, idealindeki mesleğe sahip olabilmek için ortamından uzaklaştığı gözlenmektedir.

Bazı aileler, kendi çocukluk veya gençliklerinde yapamadıklarını, çocuklarının yaşamında gerçekleştirmeye çalışırlar. Zorlama sonucunda gencin, baba veya anne isteğine boyun eğdiği veya isyan ettiği görülür.

Sözü geçen bu aile modellerinde, birey - meslek uygunluğu gözönünde bulundurulmadığından, ne gencin başarısı düşünülür, ne de mutluluğu. Burada önemli olan, ailenin isteklerinin gerçekleşmesi, ailenin yapmış olduğu meslek seçiminin genç tarafından benimsenmesidir.

Bazı ailelerde görülen bir başka hatalı davranış örneği de, meslek seçiminde gencin tamamen yardımsız, desteksiz ve başıboş bırakılmasıdır. Çocuklarına meslek seçimi konusunda rehberlik edemeyen aileler, onların meslek seçimi tercihine ilgisiz kalmakla, demokratik davrandıklarını ve sorumluluktan kurtulmuş olduklarını zannetmektedirler.

Kendi arzu ve özlemlerine ters düşse de, çocuğunun seçimini onaylayan ve ona destek olan aileleler de yok değildir. Sayıları çok olmamakla birlikte, bilgili ve bilinçli bir şekilde, çocuğunun meslek seçimini olumlu yönde etkileyen ailelerin varlığı da inkar edilemez. Ancak pekçok iyi niyetli ve anlayışlı anne - baba, bu konuda çocuğuna yardımcı olamamanın sıkıntısı içindedir. Çünkü meslek seçme sorununun kendiliğinden çözümlendiği devirler artık çok gerilerde kalmıştır.

  • Meslek Seçiminde Çevrenin Rolü:

Çevrede anne - babanın dışında, hayranlık duyulan bir yetişkinin, belli bir alanda çalışması, bu yetişkinin model olarak alınması, gencin o yetişkinin mesleğine yönelmesine yol açabilir. Veya tersine, sevilen, sayılan bir büyüğün bir alanda başarısız olması, bir işten nefretle söz etmesi, gencin o iş alanından uzaklaşmasına neden olabilir.

  • Meslek Seçiminde Bireysel Özelliklerin Rolü:

Yapılan araştırmalarda, etkinlik oranı belirlenmemiş olmakla birlikte, yetenek ve beceri gibi bireysel özelliklerle, kuvvetli ve sürekli ilgi ve isteklerin meslek tercihlerinde rol oynadıkları görülmüştür. Ekonomik düzeyi yüksek olan ve işsizlik sorununun büyük olmadığı ülkelerde, kişisel zevklerin meslek seçiminde etkili bir faktör olduğu saptanmış; ekonominin az gelişmiş olduğu ülkelerde, yüksek bir kazanca, devamlı ve güvenilir bir işe sahip olma isteğinin, meslek seçiminde birinci planda rol oynadığı belirlenmiştir. Para ve mevki hırsı, kolay ve zahmetsiz bir iş bulma arzusu, başarıya götüren en kısa yolu seçme isteği, ailesine ve çevreye kendini kanıtlama ihtiyacının da zaman zaman genci yönlendirdiği ortaya çıkmıştır.

Özellikle ergenlik dönemi, meslek seçimini özel bir şekilde etkiler. Ergenlik döneminde duyulan güvensizlik ve kararsızlık, atlatılan büyüme ve gelişme krizleri, aniden beliren fizyolojik değişiklikler vb. dünyayı değiştirme ümidi, bulunduğu ortamdan uzaklaşma arzusu, macera yaşama isteği vb. özellikler, gençlerin meslek tercihlerini etkiler. Bu dönemde bilim adamı, astronot, pilot, hostes, artist, televizyoncu olma gibi istekler çok yaygındır. İstenilen bu meslekler -gencin gözünde- insanı yücelten, alışılagelmiş yaşam biçiminden kurtaran, ona ün ve değer kazandıran, onun yeni bir ortama girmesini sağlayan mesleklerdir. Bu nedenle uzmanlar, ergenlik döneminde sıklıkla tercih edilen bu mesleklere "ergenlik meslekleri" veya "kaçış meslekleri" adını vermektedirler.

Çocukluk döneminde yaşanan duygusal deneyimlerle, anne - baba - çocuk arasında kurulan duygusal ilişkilerin bireyin meslek seçiminde etkili olduğu ileri sürülebilir. Hatta çocukluğunda, üzüntü ve kırıklık dolu deneyimler yaşamış olan bireylerin daha çok nesnelere, çocukluklarında sevgi, şefkat ve güvene dayalı ilişkiler kurmuş olanların ise, insanlara yönelik meslekleri tercih ettikleri savunulur.

Uzmanlara göre, insanların büyük çoğunluğu için meslek seçimi, çözümü güç bir sorundur. Çoğu zaman rastlantılar, aile ve çevre koşulları, bu soruna çözüm getirmekte, bu arada da birey ve meslek uygunluğu gözden kaçmaktadır.

  • Meslek Seçimi Aşamasında, Yerinde Bir Karar İçin Gence Düşen Görevler:

  1. Genç kendisini tanımalıdır. Genç; bedensel özellikleri, sağlık durumu, güçlü ve zayıf yönleri, zeka özellikleri, özel yetenekleri, ilgi ve istekleri, kişilik ve karakter yapısı, ulaşmak istediği idealler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

  2. Genç; meslekleri tanımalı, tercih etmek istediği meslekler hakkında bilgi toplamalı ve bu meslekleri çeşitli kaynaklardan tanımaya çalışmalıdır. Genç; mesleklerin çalışma ortamını ve koşullarını, meslekte aranan yaş, yetenek, cinsiyet özelliklerini, yapılacak işin niteliğini, mesleğe nasıl hazırlanıldığını, meslekteki ilerleme şansını, kazanç durumunu, iş bulma olanaklarını ve işin geçerliliğini bilmelidir.

  3. Genç, kendi özellikleriyle, seçmeyi düşündüğü mesleğin nitelikleri arasındaki uygunluğu, paralelliği araştırmalıdır. Genç, rastgele meslek seçimi yapmaktan kaçınmalı, seçmeyi düşündüğü meslekte aranan niteliklerin kendisinde bulunup bulunmadığını gözden geçirmelidir. Genç, yetenekli olmadığı, ilgi duymadığı, sevmediği, sadece moda olan bir alana, mesleğe yönelmekten ve ani kararlar almaktan kaçınmalı, seçeceği mesleğin bütün yaşamını şekillendireceğini unutmamalıdır. Genç, birey – meslek uygunluğu sağlandığı takdirde ancak mutlu olabileceğini hatırdan çıkartmamalıdır.

Prof. Dr. Norma Razon

Eylül 19, 2008

>> Ceviz ağacı, aspirinini kendi üretiyor

Ceviz ağacı, aspirinini kendi üretiyorCeviz ağaçlarının, kuraklığın ya da aşırı sıcakların etkilerini en aza indirmek için aspirine benzer bir "ilaç" salgıladığı ortaya çıktı.

Amerikan Atmosfer Araştırmaları Merkezinden Thomas Karl, ateş ya da iltihaba karşı aspirin alan insanlardan farklı olarak bitkilerin, biyokimyasal savunmayı canlandıran ve zararları en aza indiren proteinlerin oluşumunu sağlayarak, kendi aspirinlerini üretme becerileri bulunduğunu belirtti.

Karl, yapılan ölçümlerin, ceviz ağaçlarının kuraklığa, aşırı sıcaklara ya da başka stres etkenlerine tepki verdiğinde büyük miktarda bu kimyasal maddeden salgıladığını gösterdiğini ve bunun atmosferde saptanabildiğini söyledi.

Bilim adamları uzun zamandır, bitkilerin laboratuvar ortamında, aspirinin bir tür kimyasal şekli olan metil salisilat üretebildiğini biliyordu. Ancak bugüne dek ekosistemde bu madde saptanmamış ve bitkilerin atmosfere metil salisilat yayıp yaymadığı araştırılmamıştı.

Böylece bitkilerin çevreye tepkisi ve bitkilerin hava kalitesine etkisine ilişkin yeni araştırmaların yolu açılmış oldu. Bu olayın, ayrıca çiftçilere ürünleri konusunda da ipucu verebileceği belirtildi.

Ulusal Bilim Vakfının maddi destekte bulunduğu araştırma, "Biogeoscience" dergisinin son sayısında yayımlandı.

Kaynak:Samanyolu Haber

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

KATEGORİLER
Reklam
Site Trafik
SON YORUMLAR